Genel
 

Category: Genel

Dijital yıkım ve yeni teknolojilerin markalar ve pazarlama stratejileri üzerindeki etkileri ile ilgili yazının örnekler ile zenginleştirilmiş halini okumak için lütfen Orbis Danışmanlık web sayfası Görüşler bölümünü ziyaret ediniz.

Orbis Danışmanlık
Pazarlamanın geleceğini değiştiren 10 teknoloji eğilimi

Pazarlamacılar yıllardır dijital yıkımdan bahsediyorlar. Ancak 2019’da dijital teknolojiler, pazarlamayı gerçek bir dönüşüme zorlayacak büyük bir yıkım dalgasını açığa çıkarmaya hazırlanıyor. Yeni dijital teknolojilerin hayatımıza giderek hızlanan girişi, artık pazarlamanın tüm “P”lerini, “C”lerini ve alfabenin geri kalan pazarlama ile ilgili tüm harflerini etkiliyor. Günümüzün modern sihirbazları ya da bir başka deyişle pazarlama uzmanları, bir yandan yeni teknolojileri kullanmada birlikte hareket ederken diğer yandan pazarlama karması ile değil teknoloji karması ile rekabet ediyor. Bu büyük teknolojik yıkım dalgası ile başlayan pazarlamanın geleceği şimdi ve kesinlikle dijital.

Dijital ve teknolojik gelişmeler o kadar fazla ve hızlı bir şekilde hayatımıza girdi ki, tüketicilerin davranış şeklini neyin nasıl değiştireceğini tahmin etmek hiç olmadığı kadar zorlaştı. Akıllı cihazlar, büyük ve hızlı veri, ileri analitik, artırılmış ve sanal gerçeklik, yapay zeka, blok zinciri (blockchain), botlar ve nesnelerin interneti (Internet of Things – IoT), 2018’de pazarlama üzerindeki etkisini hissettiğimiz teknolojilerin sadece birkaçı. Şimdi soru, bu yeni teknolojilerin markaları ve marka stratejilerini gelecekte nasıl etkileyeceği. Orbis Danışmanlık olarak, sizler için, 2019 ve sonrasında pazarlamanın şeklini değiştirecek en büyük 10 teknoloji eğilimini ve bu değişimin etkilerini sıraladık.

1. Yapay zeka pazarlama için yeni oyuncaklar yaratmaya devam ediyor

Yapay zeka pazarlamacıların iş yapış şeklini yani şirketlerin ürünlerini ve hizmetlerini pazarlama şeklini değiştiriyor. Makine öğrenimi, derin öğrenme ve ana dilde konuşma anlama gibi yapay zeka çözümleri zaten 2018’in en büyük oyun değiştiriciler oldu. 2019’da yapay zeka trendinin ön saflarında alışveriş botları, tasarım botları ve “akıllı” asistanlar var.

2. Ses yeni tüketici arayüzü oluyor

Siri, bu yıl 8.yaşgününü Amazon, Google, Microsoft ve diğerleri tarafından dünyaya getirilen kardeşleriyle birlikte kutlayacak. Çok değil yakın zaman önce, Siri ve Alexa’nın sorularımıza verdikleri komik ve tuhaf cevaplara gülüyorduk, ancak bugün en ufak bir şey yapmak istediğimizde akıllı telefonlarımızla konuşmak insanlık için yeni bir refleks haline geldi. Tam da bu yüzden, pazarlamacılar markalarının ses stratejilerini geliştirmeye çoktan başlamış olmalı.

3. Sanal gerçeklik hız keserken artırılmış gerçeklik mercek altında

Ne marka sahipleri ne de tüketiciler kendilerini sanal gerçekliğe yakın hissetmiyor gibi duruyor. Ancak artırılmış gerçeklik tarafından yaratılan heyecana çoktan kapılmış gibi görünüyorlar. Şu anda çok genel olmasa da Apple ARKit ve Facebook AR Studio’nun hayatımıza girmesinden sonra artırılmış gerçeklik orta vadede bir sonraki büyük gelişme olabilir. Pokémon oyunu, Snapchat uygulaması, Nissan Star Wars hikayesi, İkea kataloğu, Pepsi Max İnanılmaz uygulaması ve Sephora Sanal Makyaj gibi uygulamaların başarısı, Y ve Z kuşağı gibi iştah açıcı tüketici segmentlerini etkilemede artırılmış gerçeklik uygulamalarının başarısını kanıtlıyor.

4. Yeni video formları dijital kanalları sarıyor

Her ne kadar veri müşteri etkileşimlerini yönetme biçimimizi şekillendirse de markalar robotlarla değil insanlar ile iletişim kurmaya çalışıyor ve insanlar iletişimde özgünlüğü seviyor. İnsanın özgünlüğe olan bu düşkünlüğü, aynı zamanda, son 5 yıldır video içeriğinin yavaş ama istikrarlı bir şekilde yükselmesinin de nedeni. Kısa süre yayında kalan, canlı yayınlanan ve son zamanlarda ortaya çıkan dikey uzun videolar, sosyal medyada ve diğer birçok platformda gördüğümüz yaygın video formları. Geçtiğimiz yıl, video, pazarlamacıların tüketiciyle iletişim kurarken en çok kullandığı formlardan biri oldu. 2019’da artırılmış gerçeklik ile birleştirilen yeni video formları ve formatları ile videonun daha hızlı artmasını bekliyoruz. Google son zamanlarda arama sonuçlarında video ön izlemelerini de göstermeye başladığından beri video aramasının yolda olduğunu söylemek çok da zor bir tahmin değil.

5. Mobil tam gaz, nano-anlar için hazır olun.

Bir cerrahın 5G teknolojisini kullanarak dünyanın ilk mobil ameliyatını gerçekleştirdiğini hepimiz seyrettiğimize göre, 2019’un sonlarında veya 2020’nin başlarında 5G teknolojisinin piyasaya sürülmesini beklemek yanlış olmaz. Hız giderek ve katlanarak artıyor… Peki ne değişecek? Beşinci nesil mobil teknoloji, 5G, günlük yaşamımızdaki, iş hayatımızdaki ve diğer tüm anlarımızda hemen hemen her şeyi değiştirecek. Yüksek çözünürlüklü (high definition – HD) filmler saniyeler içinde elimizde olacak, ara belleğe alma (buffering) sırasında gördüğümüz dönen tarihe karışacak ve artık toplantılar sadece mobil olacak… 5G mobil teknolojisi ile adını son zamanlarda çokça duyduğumuz mikro-anlar, nano-anlara dönüşecek. Nano-anların hızını yakalayabilen markalar pazarlama oyununu kazanacak.

6. Blockchain

Birçoğumuz hala blockchain’in getireceği değişimi görmezden geliyor, ama bu yeni teknoloji günlük hayatımızın birçok anında güçlü ve olumlu bir etki yaratacak. 2019’a yönelik beklentimiz, blockchain uygulamalarını spor, eğlence ve turizm sektörlerinde görmekti. Ancak Japonya Tokyo 2020’nin blockchain ödeme sistemi için denemesi için bir pilot olacağını açıkladıktan sonra, blockchain’in satın alma yöntemimizi değiştirme konusundaki öngörülerimizin ötesine geçmesini bekliyoruz.

7. IoT, müşteri deneyimini beklentilerin ötesine taşıyor

2020 yılına gelindiğinde dünyada 50 milyar bağlantılı (connected) cihazın olacağı tahmin ediliyor. Ve bu sadece ışıksız fabrika ve insansız üretim konseptiyle ilgili değil. Her tüketici, otomatik raporlama yapan ve veri sağlayan 20’den fazla bağlantılı cihaza sahip olacak. Peki bunun anlamı ne? Müşterilerimiz hakkında topladığımız bilgilerin markamıza kattığı değerinin, alınan malın kazancımıza kattığı değerden çok daha fazla olduğunu artık hepimiz biliyoruz. İşte tam da bu noktada Nesnelerin İnterneti devreye giriyor ve yakın gelecekte veri toplamak için temel kanal oluyor. Müşteri deneyimi hakkında proaktif olarak veri alabildiğinizi, müşterilerle kolayca iletişim kurabileceğinizi ve sorunlarını bu ağ üzerinden çözebileceğinizi hayal edin. Bağlantılı cihazlar dünyasında, markalar beklentilerin ötesinde müşteri deneyimleri sunabilecek.

8. Veri büyük. Veri hızlı. Ve veri deneyimi mükemmelleştirmek için.

Evet, veri büyük ve hızlı. Evet, bu büyük veri üzerine kurulmuş harika bir stratejiniz olabilir. Ancak, bu çok büyük ve çok hızlı verileri gerçek zamanlı olarak analiz edemiyorsanız ve müşteriden gelen bilgiyi eyleme dönüştüremiyorsanız, işe yaramaz bir bilgi dağınıklığı üzerine oturuyor olabilirsiniz. Markalar, gerçek zamanlı veri ve ileri analitiği kullanarak müşteriyi satın almaya götüren yolu çizebilirler. Müşteri ilişkilerini geliştirmenin ve uzun dönem müşteri değerini arttırmanın tek yolu gerçek zamanlı veri ve aksiyon ile sürekli deneme ve öğrenme. Bu nedenle, daha iyi müşteri deneyimleri sunabilmek için gerçek zamanlı veri, ileri analitik ve yapay zeka üçlüsüne odaklanın.

9. Hikaye anlatmanın yeni yolları

Sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik, karma gerçeklik, dokunsal gerçeklik, yapay zeka, oyunlar, 3 boyutlu etkileşimli videolar ve hologramlar gibi teknolojilerle hikaye anlatımı daha yaratıcı, çok boyutlu ve etkileyici hale geliyor. Marka hikayesi, dışarıdan gözlemlenmesi ya da başkasından duyulması gereken değil bizzat yaşanarak tecrübe edilmesi gereken bir pazarlama aracı. Bu teknolojileri kullanarak müşterilerini hikayelerinin içine alan markalar, hikayelerini en iyi anlatan markalar olacaktır. Bu nedenle, hedef kitlenizi sürücünün koltuğuna oturtmak ve onları marka hikayenizin içinde aktif koyuncu yapmak için teknolojiyi nasıl kullanacağınıza ilişkin stratejinizi geliştirmeye başlayın. Çünkü, 2019 ve sonrasında, yeni dijital teknolojilerin hızlanması ile hikayelerin anlatılma, deneyimlerin yaratılma ve müşterilerin oyunun içine katılma şekli tamamen değişecek.

10. Influencer marketing 

Türkçe’de tam sözlük karşılığı olmasa da “influencer marketing” ifadesini kitleleri etkileyen kişileri iletişim kanalı olarak kullanan pazarlama tekniği olarak açıklayabiliriz.  Influencer marketing ne yeni ne de sadece teknolojik bir trend olmamasına rağmen bu pazarlama aracının temel başarı kaynağı teknolojiye dayanıyor. 2018’in çok kullanılan bu etkili iletişim şekli, 2019’da da geçtiğimiz sene kanıtlanmış yöntem ve yaklaşımların üzerinde küçük değişikliklerle kullanılmaya devam edecek. Instagram tarafından sunulan yeni paylaşım şekillerini takip edin. Ses ve video içeriğinin yeni biçimleri ve kullanımları 2019’da daha da hızlanacaktır (bu yazıda daha önce bahsettiğimiz gibi). Influencer (etkileyici) kişilerin oluşturduğu içeriği yalnızca sosyal medyada değil, tüm pazarlama kanallarında kullanmayı düşünün. Bu insandan insana, tanıdık ama kişiye özel etkileşim yöntemi, tüketicilerin kullandığı diğer kanallarda daha iyi bir deneyim sunmak için mükemmel bir teknik. Özgün içerik ve influencer sayısı gün geçtikçe artıyor ve bu artış devam edecek. Akıllı etiketler (hashtag) ve konum etiketleriyle markanız için kendi “micro-influencer”larınızı yaratın ve en yüksek kalitede marka etkileşimi yaratan içerikleri keşfedin.


Dönüşüm rüzgarı Dünya’yı kasıp kavuruyor. Markalar dijital çağa ayak uydurmak için yarışırken adını ilk kez duyduğumuz yeni nesil teknolojiler giderek artan bir hızla hayatımıza giriyor. Peki “Sürdürülebilirlik„ bu dönüşümden nasıl etkileniyor? Dönüşen sürdürülebilirlik hayatımızı nasıl etkileyecek? Orbis Danışmanlık kapımıza dayanan yeni sürdürülebilirlik yaklaşımı ile ilgili tüm soruları cevaplıyor.

2018 yılını dönüşüm yılı ilan eden markalar, dijital çağda bayrak yarışını önde tamamlamak için organizasyonel yapılarını değiştirerek tüm yetkinliklerini artıracak yeni iş yapış şekillerineodaklandılar. AB Komisyonu’nun 2030 İlklim ve Çevre Hedefleri’ni açıklaması ile yeniden dikkatleri üzerine toplayan Sürdürülebilirlikkonusu da markaları derinden etkileyecek bir dönüşüme başladı. 

50 yıldır İş Dünyası’nın öncelikli konusu

Geçtiğimiz yıllarda, birçok şirket, toplumun refahı ve Dünya için sürdürülebilir değer yaratmaya kararlı olduklarını açıkladı. Sürdürülebilir iş uygulamalarına yönelik çalışmalar, şirketlerin markaları ve bu markalarla etkileşim halinde olan insanlar arasındaki bağı güçlendirmelerine yardımcı olduğu artık tartışılamaz bir gerçek. Bu gerçek, sürdürülebilir büyümelerinin devam edebilmesi için toplumun yaşam kalitesinin de gelişmesi gerektiğinin bilincinde olan şirketler için, önemli bir temel oluşturuyor. Bu amaçla, pek çok marka toplum, çevre ve büyümelerinin sürdürülebilir gelişimi için yüksek kaliteli ürünler ve hizmetler sağlamak amacıyla iş hedefleriye yakından bağlantılı bir dizi öncelik belirliyor.

Sera gazı emisyonları, geri dönüştürülmüş malzeme kullanımı, yenilikçi ve sorumlu üretim çözümlerine yapılan yatırımlar, doğal kaynakların korunması için özel programlar oluşturulması ve toplumların yaşam kalitesinin yükseltilmesi için özel KSS projeleri gerçekleştirilmesi… Yarım yüzyılı aşkın süredir bu ifadeler markaların sürdürülebilirlik iletişimlerinde kullandıkları kilit ve odak alanlar.

Sürdürülebilirlik de dönüşüyor

Bir ürünün kalitesi artık sadece ürünün kalitesi anlamına gelmiyor. Bugün ürün kalitesi, ürünün geri dönüştürülebilirliğini, yeniden kullanılabilirliğini, geri dönüştürülmüş malzemelerin oranını ve bu ürünü üretmek için tüketilen doğal kaynakları da kapsamaktadır. Ama bu hala yeterli değil. Sürdürülebilir ürün tanımının geleceği daha akıllı, daha işlevsel, daha çok amaca hizmet eden ve pazara daha hızlı uyum sağlayabilen ürünleri işaret etmektedir. 

Günümüzde, pazara sunulan ürünlerin kalitesi, toplumların daha kaliteli yaşamlara erişmelerine yardımcı olmalı. Artık sürdürülebilirlik, ürününüzün insanların  hayatlarını daha sorumlu ve verimli bir şekilde sürdürebilmelerini sağlayan yöntemlerle ilgilidir. Bu yaklaşım, bir markanın sürdürülebilirlik taahhüdünün ne kadar “sürdürülebilir” ve “gerçekçi” olduğunu anlamamıza yardımcı olur. Sürdürülebilirliğin bu yaklaşımla tanımlanması, aynı zamanda, şirketlerin toplum için daha güçlü bir kaldıraç oluşturmasına da yardımcı olacaktır.

“Neo-Eko Sürdürülebilirlik„ yaklaşımı kapımızda

Sürdürülebilirlik, tüketici ile marka arasında güçlü ve duygusal bir bağ oluşturdukça, sürdürülebilirliği hedefleyen yeni ürün ve hizmetlerin pazara sunumu da hızlandı. Konu inovasyona geldiğinde, Neo-Eko yaklaşımı sürdürülebilirlik için inovasyonun nasıl ele alındığının gelecekteki adı olacak gibi duruyor. 

Neo-Eko inovasyon yaklaşımı, tüketicilere hayatlarını daha çevre dostu bir şekilde yönetme yeteneğini sunan ve bu yeteneği güçlendiren yeni ürünler geliştirmek anlamına geliyor. Neo-Eko konsepti, aynı zamanda, sürdürülebilirliği şirketler için farklı ama daha baskın bir yönüyle de ele alıyor. Daha sürdürülebilir olmak, sadece pazarlama avantajı sağlayan bir söylem olmaktan çıkıp, aynı zamanda finansal ve fonksiyonel faydalar sağlayan bir güç haline geliyor. Sürdürülebilirliğin sürdürebilmesinin tek yolu da bu.

Neo-Eko Sürdürülebilirlik akımı geleceğimizi dönüştürüyor

Coca-Cola, Nestle ve P&G gibi hızlı tüketimin dev markalarını ellerinde bulunduran şirketler, bir yandan üretim maliyetlerini düşürmek ve çevresel ayak izini en aza indirmek için yenilikçi yollar ararken, Ar-Ge ve pazarlama ekiplerini de ürünlerinin yeniden kullanılabilirliğini, geri dönüştürülebilirliğini ve işlevselliğini arttırmak için teşvik ediyor. Sürdürülebilir tasarımın anlamı artık klişelerden uzaklaşarak daha işlevsel, teknolojik, çok amaca hizmet eden ve pazara hızlı adapte olan daha akıllı ürünlere odaklanıyor.

Tüketiciler, yeni sürdürülebilirlik yaklaşımıyla daha fazla ilgilenmeye başladıkça, sektörlerine stratejik trendler ve yeni nesil ürünler açısından liderlik eden markalar, sürdürülebilirliğin pragmatik, sürdürülebilir ve gerçekçi uygulamalarına daha fazla odaklanacak. Sonuç olarak, yeni nesil sürdürülebilirlik yaklaşımı, tüketicileri ve şirketleri finansal, çevresel ve işlevsel olarak daha akıllı çıktılarla ürün ve hizmetlere yönlendirecek.

Ece Sancak
Orbis Danışmanlık

Yazar (Eceh Sancak) Hakkında

1979 İstanbul doğumlu olan Ece Sancak lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünde tamamladı. Hızlı tüketim ürünleri, telekomünikasyon ve teknoloji, hizmet, üretim ve mühendislik sektörlerinde tecrübeye sahip olan Ece Sancak, yurtiçi ve yurtdışında başta strateji, pazarlama, satış ve iş geliştirme olmak üzere farklı fonksiyonlarda görev yaptı. Ece Sancak çalışma hayatına Orbis Danışmanlık çatısı altında devam etmektedir.

Orbis Danışmanlık Hakkında

2010 yılında kurulan Orbis Danışmanlık, kurulduğu günden beri sunduğu farklı yaklaşımlar ile ihtiyaçlara özel tasarlanmış çözümler geliştiren bir danışmanlık firmasıdır. Tüketici ve endüstriyel ürünler, perakende, üretim, telekomünikasyon, sağlık ve eğitim sektörleri başta olmak üzere birçok sektörde derin tecrübeye sahip olan Orbis Danışmanlık, özellikle global arenada markalaşmayı hedefleyen firmalara strateji, kurulsal gelişim, pazarlama, satış, tedarik zinciri, insan kaynakları ve finans yönetimi alanlarında hizmet vermektedir.

Adres: Mollabayırı Sokak No:14/2 Kabataş 34427 Istanbul

Telefon: 0212 243 92 88

Web Sayfası: www.orbisconsultancy.co

E-mail: contact@orbisconsultancy.co

Php Nedir?

| Leave a comment

Başlangıçta php dilinin açılımıyla başlıyalım. Php dilinin eski açılımı Personal Home Page (PHP) yani “Kişisel Anasayfa” iken şimdi ise açılımı Hypertext Preprocessor’dur. Php geniş bir kitle tarafından kullanılan HTML içine yazılabilen bir betik dildir. Php’yi Javascript gibi kullanıcı tarafında çalışan dillerden ayıran özelliği ise server(sunucu) tarafında çalışmasıdır. Php ile yazılmış bir web sayfasında php kodları server side yani sunucu tarafında çalıştırılır ve bu php kodları istemci tarafından görünülemez ama çalıştırılan sorguların sonuçlarını kullanıcılara yani bizlere gösterilir ve browserler(Tarayıcılar) tarafından yorumlanabilir. Kodlanan sitelere dinamik web siteleri de denmektedir.

(more…)

©2019. All Rights Reserved.